Sheogorath’ın Efsaneleri

Kitap Künyesi
Oyunlar: Shivering Isles, Skyrim, ESO
Çevirmen: Can Erdem
Orijinal İsim: Myths of Sheogorath

Sheogorath’ın Müziği İcat Etmesi

Günlerin en başlangıcında, dünyanın hala ham olduğu zamanlarda, Sheogorath ölümlüler arasında yürümeye karar verdi. Bastonlu centilmen olarak kuşandığı kamuflajı ile birlikte tanınmadan oradan oraya gezdi durdu. 11 gün ve 11 geceden sonra Sheogorath, ölümlüler arasında yaşamanın öteki dünyada geçirdiği vakitten bile daha sıkıcı olduğuna kanaat getirdi.

Kendi kendine “Hayatlarını daha ilgi çekici hale getirmek için ne yapabilirim?” diye sorarken genç bir kadın yavaşça yanına yaklaştı ve “Kuşların sesleri çok güzel” dedi.
Sheogorath sessizce ona katıldığını belli etti. Ölümlüler kuşların güzel ve ilham verici seslerini yapamıyorlardı. Sesleri sefil ve sıradandı. Diğer Daedrik Prens’lerin de kabul ettikleri üzere ölümlülerin doğasını değiştirmek de mümkün değildi. Ancak onlara güzel sesler çıkarmaları için araçlar verebilirdi.
Sheogorath bulduğu huysuz bir kadına el koydu ve onu parçalarına ayırdı. Kas liflerinden bir saz yaptı. Kafatası ve kol kemiklerinden bir davul yaptı. Kemiklerinden ise flütler hazırladı. Bu hediyeleri ölümlülere verdiğinde ise müzik artık icat edilmişti.

 

Sheogorath ve Kral Lyandir

Sheogorath
Sheogorath

Kral Lyandir aşırı derecede mantıkçı bir adam olarak biliniyordu. Yaşadığı saray küçük, basit yapılı, sanat eserleri olmayan ve oldukça çirkin bir yerdi. “Bundan daha fazlasına ihtiyacım yok. Altınımı ordularım ve kamu işlerine harcamak yerine neden böyle lüksler için harcayayım?” derdi hep.
Böylece iyi yönetimi altında krallığı giderek gelişti. Ancak halk her zaman kralın işlevsellik üzerine taşıdığı görüşe katılıyor denemezdi. Baktığınız zaman güzel görünen ancak işlevselliği sınırlı evler inşa ediyorlardı. Zaman ve enerjilerini sanat eserlerine harcıyorlardı. Müsrif festivaller ile kutlamalar yapıyorlardı. Genel olarak pek mutlulardı denilebilir.
Kral Lyandir diğerlerine örnek olduğu halde onu taklit etmemelerine çok alınmıştı ve sade, akıllıca hayatlar yaşamadıkları için üzülmüştü. Bu düşüncelerle pek çok sene geçirdi. En sonunda tebaasının böyle anlamsız işlere vakit ayırmayarak ne kadar şey başarabileceklerini anlamadıklarına karar verdi. Belki de daha fazla örneğe ihtiyaçları olduğunu düşündü.
Kral bir ferman yayınladı ve tüm yeni binaların basit olması gerektiğini, süslenmeyeceklerini ve gereğinden büyük inşa edilmeyeceklerini açıkladı. İnsanlar bunu pek sevmediler ancak krallarını seviyorlardı ve yeni yasaya uydular. Bir kaç yılın ardından süslü evlerden daha fazla düz ev vardı. Vatandaşlar biriktirdikleri paraları daha da gösterişli sanat eserleri ve çılgın festivaller düzenlemek için harcadılar.
Bir kez daha, Kral Lyandir, zaman ve kaynaklarını daha pratik işlere harcamalarının daha faydalı olduğunu onlara kesinlikle göstermeye karar verdi. Şehirde sanata dair tüm etkinlikleri yasakladı. Halk bu konuda biraz içerlemişti ancak krallarının onlar için en iyi olduğuna inandığı şeyi yaptığına emindiler. Ama insan doğası öyle kolayca yadsınamaz. Bir kaç yıl sonra ise şehir tamamen düz ve basit binalarla doluydu, herhangi bir sanat eseri de barındırmıyordu. Ama artık insanlar daha da fazla paraya sahiptiler ve bunu parti ile festivallere harcamaktan çekinmiyorlardı.
Üzüntü içindeki Kral Lyandir, halkına çocuklar gibi muamele edilmesine karar verdi. Tüm çocuklarda olduğu gibi örnek bir figür kuralları ve disiplini ortaya koymalı, onlara hayatta gerçekten neyin önemli olduğunu göstermeliydi. Şehirde hiç bir cümbüşün, eğlencenin olmayacağını açıkladı. Şarkı söylemek, dans etmek ve müzik yasaklanmıştı. Hatta yemekler ve içecekler de su ve basit gıdalarla sınırlanmıştı.
Bu bardağı taşırmak için yeterliydi ancak Kral Lyandir’in eğitimli ve donanımlı bir ordusu olduğundan dolayı bir devrim yapılamazdı. Binler halinde tapınak ve sunakları ziyaret ettiler, tüm tanrılara dua ettiler, hatta Daedrik Prens’lere bile dua ettiler ve Kral Lyandir’in bu yeni, baskıcı yasaları geri almasını dilediler.
Sheogorath onların dualarını duydu ve Kral Lyandir’i ziyaret etmeye karar verdi. Kral’ın rüyalarında bir çiçek tarlası olarak göründü ve bu çiçeklerin yaprakları yerine kolları, ortalarında ise Sheogorath’ın kafası mevcuttu. Sheogorath daha sonra şunları söyledi: “Ben yaratıcılığın Lordu ve deliliğin Lorduyum. Verdiğim yaratıcılık hediyelerini kabul etmediğin için, diğer hediyemden sana bol bol vermeye karar verdim.”
O günden sonra, şehirde doğan her bir çocuk deliliğin içine doğdu. Bebekler deliliklerini yansıtamadıkları için bunun anlaşılması bir kaç yıl sürdü. Kral’ın kendi oğlu da kurbanlar arasındaydı ve krizlere, yanılsamalara sahipti. Yine de, Kral Lyandir, bir değişiklik yapmayı reddetti.
Oğlu Glint 12 yaşına geldiğinde, babasını bıçaklayarak öldürdü. Son nefesini verirken Kral Lyandir sordu: “Neden?”. Oğlunun cevabı ise “Yapabileceğim en işlevsel şey buydu” oldu.
Yeni, genç kral tüm saray hizmetçilerinin katledilmesini emretti. Yeni iktidarını kutlamak üzere büyük bir festival yapılmasını emretti ve Lyandir’in yasalarını geri çekti. Saray hizmetkarlarının leşlerinden yapılan güveçleri kalabalıklara servis etti. Her bir binanın doğuya bakan tarafının kırmızıya, batıya bakan duvarının ise çizgili renklere boyanmasını emretti. Tüm vatandaşların kafalarının arka tarafında süslü maskeler takmaları şartını getirdi. Sarayını yıktırdı ve yerine yeni bir tanesini inşa ettirmeye başladı.
Yeni sarayında genç kral hiç bir kapı olmamasını istedi, çünkü küçük odunsu yaratıkların ona saldıracaklarından korkuyordu. Pencereler olmamasını istedi çünkü güneş ve ayın onu kıskandıklarını, öldürmek istediklerini düşünüyordu.
Ve böylece Kral Lyandir’in soyu sona erdi. Şehrin insanları sanatlarına ve kutlamalarına geri döndüler. Hala yaşayan bir kralları varmış gibi konuştular ve davrandılar. Hatta sarayı bile düzende tuttular ve deli çocuklarıyla ilgilenmek için kullandılar. Sheogorath bu sonuçtan memnun olmuştu. O günden sonra şehir normalden çok daha fazla sanatçı ve deli vatandaşa ev sahipliği yaptı.

İrade Yarışması

Bir zamanlar Ravate adında büyük bir büyücü Lord Sheogorath’ı bulabilmek için zaman rüzgarları üzerinde yürümüştü. Amacı Daedrik Prens’lerin en kaprislisi olarak bilinen Sheogorath’ın favorisi olabilmekti. Onu bulduktan sonra Ravate kibarca konuştu: “Lord Sheogorath, sizden bir dileğim var. Eğer bana daha fazla büyü gücü verirseniz sizin adınıza binlerce adamı deliliğe sürükleyebilirim.”
Ravate’nin şansına, Sheogorath keyifli bir havasındaydı. Ona bir oyun önerdi: “Eğer üç gün boyunca akıl sağlığını koruyabilirsen dileğini yerine getireceğim. Bu süre boyunca, seni deli etmek için elimden geleni yapacağım. Çok eğlenceli olacak.”
Ravate bu yeni anlaşmayı sevdiğinden pek de emin değildi. Amacı gerçekten binlerce adamı deliliğe sürüklemekti. “Lord Sheogorath, sığ ve bencil isteklerim için sizi rahatsız ettiğime çok üzgünüm. Talihsiz isteğimi geri çekiyor ve saygıyla burayı terk ediyorum.” dedi.
Sheogorath gülerek açıkladı: “Çok geç Ravate. Oyun başladı ve sen oynamak zorundasın.” Bunun üzerine Ravate kaçtı ancak Daedrik topraklardan tüm çıkışlar artık kapalıydı. Amaçsızca dolandı, sürekli olarak omzunun üstünden arkasını kontrol etti, her bir gıcırtı da yerinden hopladı. Her bir dakikayı Sheogorath’ın başlayacağını düşünerek kendine zehir etti.
Üç gün sonra, Ravate her bir bitki ve hayvanın Sheogorath’ın bir aracı olduğunu düşünüyordu. Yemeğini veya içeceğinin Sheogorath tarafından zehirleneceğini düşünerek korkusu yüzünden hiçbir şey tüketmedi. Sheogorath rüyalarını işgal edebilir diye uyumadı bile (bu aptalcaydı çünkü rüyalar Vaermina’nın uzmanlık alanıydı, o ki bize huzurlu bir uyku bahşetsin).
Ve ardından Sheogorath göründü. Ravate çığlık çığlığa bağırdı: “Bütün dünyanın beni takip etmesini sağladın! Her bir hayvan ve bitki beni deli etme amacına hizmet ediyor.”
Sheogorath cevap verdi: “Esasında, hiçbir şey yapmadım. Korkuların yüzünden sen kendini deli ettin. Hayallerin gerçekten delirdiğini gösteriyor ve bu nedenle ben kazandım. Sen binlerce adamı deli etmek istiyordun ancak ben sadece bir tanesini, seni.”
O günden sonra Ravate, Sheogorath’a hep hizmet etti. Yeterince cesur ziyaretçiler onu ziyaret etmeye çalıştığında Ravate hep onları uyardı: “Sheogorath zaten her birimizin içinde. Zaten kaybettiniz.”

Eğer yazım veya bilgi hatası bulduysanız ilgili yeri seçip Ctrl+Enter ile bize bildirebilirsiniz.