Nord

Gökyüzünün çocukları diye hitap edilen Nord halkı, büyüsel ayaza ve soğuğa karşı inanılmaz dirençleri ile bilinen, Tamriel’in kuzeyindeki Skyrim’in uzun ve sarışın yerli halkıdır. Sert, güçlü ve savaşmaya heveslidirler , Tamriel’in ünlü savaşçıları olarak bilinir. Skyrim’in geleneksel yöntemlerinin ötesinde savaş becerilerini artırmak için istekli, savaş meydanında diğer düşmanlarından sivrilmiş ve komşuları tarafından militan bir ırk olarak bilinir. Aynı zamanda doğal denizcilerdir, ve Atmora’dan gelen ilk göçten beri deniz ticaretinden yararlanmışlardır.

Bu ırktan olan kaptan ve mürettebat ve birçok tüccar filoları tüm Tamriel kıyılarında bulunabilir. Nordlar, Skyrim’de yaşayan en yaygın ırktır. İmparatorluğu düşürmeye çalışan Stormcloak (Fırtınapelerin)’lerin neredeyse tamamı Nord’lardan oluşmaktadır.

Nord Tarihi

Nordlar yıllar boyunca diğer ırklarla iç içe geçse de, soylarını Tamriel’in kuzeyinde olan Atmora kıtasında devam ettirmişlerdir. Atmora, Elf kitaplarına göre Eski Toprak anlamına gelmektedir. Efsaneler Atmora’nın eskiden yeşillik ve ormanlık bir yer olduğunu ancak donarak, yaşanması güç bir yere dönüştüğünü yazar. Bu yüzden Atmora sakinleri Elf Çağı ve İlk Çağ sırasında akın akın Tamriel’e göç etmişlerdir. Bu göç sırasında, kabile reisi Ysgramor, barış içinde yaşamak isteyen insanları topladı ve güneye yelken açtı, sonunda Skyrim’in kuzey kıyısına ulaştı. Daha önceden bu kıtaya yerleşmiş olan Kar Elflerini kastederek bu yere ”Mereth” ismini verdiler. Ysgramor ve onun yoldaşları, Atmora’dan Skyrim’e gelen son göçmenler idi, önceden gelenlerin çoğu Tamriel’in diğer yerlerinde dağılmışlardı.

Geri Dönüş

Elfler ile insanlar uzun zaman huzur ve barış içinde yaşadılar fakat, insan nüfusu arttıkça ırksal gerginlikler de çoğalmaya başladı ve sonunda şiddet patlak verdi. Nasıl başladığı belirsiz olmasına karşın, Kar Elfleri, Night of Tears (Gözyaşı Gecesi) adlı katliam ile Nordların ana şehri olan Saarthal’ı yerle bir edip, herkesi katletmişlerdir. Efsaneye göre hayatta kalan tek insanlar Ysgramor ve iki oğlu idi. Ysgramor iki oğlunu da alıp Atmora’ya geri döndü, ve o ünlü 500 Yoldaşı’nı toplayıp, Tamriel’de Elf’lere karşı savaş verirken yeni yerleşim mekanları buldu ve yeni şehirler kurdu. Bu efsane 4. Çağ da bile, Skyrim’in Whiterun (Akçay) şehrinde toplanan Companions (Yoldaşlar) adlı grubun kurulmasına vesile oldu. Ysgramor’un torunu Kral Harald, 1. Çağ 143’de kalan kar elflerini de yurttan attı, ayrıca Skyrim’in kuzeydoğusundaki küçük bir ada olan Solstheim’deki kar elfleri de sürgün edildi ve bunun anlamı da gelecek yıllarca bu yerin Nordlar tarafından iskan edileceğidir.

Ejder Savaşı

Ejderhalar, Nord inançlarına ilham vermişlerdir. Ejder Rahipleri, kullandığı güçlerle o dönemin kralları ile eşit duruma düştüler, insanlar ve ortak halk tarafından bile ağza alınmayan ”tanrı-kral”lar arasında aracılık yaptılar. Ejderhalara onur olarak bir sürü tapınak inşa edildi ve bugünlere kadar sağlam kalanları da draugrlar ve hortlak Ejder Rahipleri tarafından dadanmıştır. Ejder Rahipleri, giderek daha acımasız olmaya ve çoğalmaya başlayınca Elf Çağı’na doğru ayaklandılar, ve bu da efsanevi Ejder Savaşı’na zemin hazırladı. Bazı ejderhalar, kendi türlerine karşı geldi ve Nord’lara kendi güçlerini nasıl kullanacaklarını öğrettiler. Kanlı ve zalim bir savaşın ardından, ejderha devri sona erdi ve kalanları da uzak yerlere göç ettiler. Ejderha Tarikatı bir süreliğine hayatta kaldı fakat en sonunda öldüler. Geleneksel Nord efsanelerine göre tarikata inanç, Dokuz Kutsallar inancı ortaya çıkana kadar devam etmiştir.

Skyrim Fetihleri

1. Çağ 241, Kral Vrage, (Harald’ın oğlu) Skyrim Fetihleri denilen ve ileride Birinci Nord İmparatorluğu’nu kuracak olan agresif genişleme hareketini başlattı. 50 yıllık bir süreçten sonra Nord devleti ve ordusu Tamriel’in bütün kuzeyini, High Rock (Ulu Kaya)’nın bir bölümünü ve bütün Morrowind’i yönetti. Bazı Nord liderleri güneye, Cyrodiil’e doğru da savaşmayı istedi fakat Jerall Dağları aşılmaz bir engel teşkil ettiğinden güneye genişlemeleri kolay olmamıştır.

İlerleyen yıllarda Skyrim genişlemesi hem durdu hem devam etti, savaşlar hem kazanıldı hem de kaybedildi. Fetihler ve İmparatorluk, Ysgramor’un son soyu, Vahşi Av (Wild Hunt) olayıyla yani Kral Borgas’ın ölümüyle sona erdi. Kural koyan konsey ya da Moot, Winterhold (Kişhisar)’ın Jarl’ı Jarl Hanse’yi Ulu Kral seçmeyince, iç savaş krallığı parçaladı. Savaş 1. Çağ 240’ta gerçekleşti ve İmparatorluk, Morrowind ve Ulu Kaya’yı kaybetti, Skyrim ise bağımsız krallıklar olarak paylaşıldı. 1. Çağ 700’lü yıllarda Nordlar Morrowind’i tekrar ele geçirmek istediler fakat Tribunal tarafından yönetilen Chimer ve Dwemer’ler tarafından püskürtüldüler. Morrowind fethinin başarısız olması, Jurgen Windcaller (Jurgen Yelçağıran)’ın 7 yıllık meditasyonu Way of The Voice (Seda Sanatı)nı bulmasına yardımcı oldu.

İlk Çağ’ın sonlarına doğru Akavirliler Skyrim’i işgal etti. Nord’lar Akavir’in güçlü savaşçılarını durdurmada zorlandılar ve onları durdurma Pale Pass Savaşı (Soluk Geçit Savaşı)’nda Cyrodiil’e düştü. Nord halkı bu savaşta büyük cesaret gösterip Akavir işgalcilerini kontrol altına alan Cyrodiil hükümdarı ve İkinci İmparatorluğun kurucusu Reman Cyrodiil’den etkilendi ve onun nüfuzu altına girdiler. Interregnum (Fetret Devri)’ne kadar da imparatorluk bünyesinde yaşadılar.

Üçüncü İmparatorluğun Altında

Skyrim artık nispeten Tiber Septim İmparatorluğu’nun bir parçasıydı. Tiber Septim, kuzey ile ilişkilerini ilerlete dursun, çoğu Nord İmparatorluk’ta iş bulmuşlardı. İmparatorluk büyürken, Skyrim birçok önemli çatışmaların içine girdi. Bunlardan birisi Skyrim’in Kraliçe Potema’yı İmparatorluğa karşı desteklediği, Red Diamond Savaşı’ydı. Sivil savaş İmparatorluğu neredeyse parçaladı ve Potema’nın yenilmesi ve barışın tekrar sağlanması 17 yıl sürdü. Fakat bir yeraltı topluluğu olan Hörme, Potema ve onun tahttan indirilmiş oğlunu, Tiber Septim’in kanından geldiğin düşündüler ve Skyrim’de İmparatorluğa karşı olan işlerini sürdürdüler.

Üçüncü Çağ’ın sonlarına doğru Skyrim krallıkları kendi topraklarını genişletmek için çeşitli savaşlara giriştiler. Bend’r-Mahk Savaşı, Nord bölgelerinin artmasına ve Nord’ların gözünü High Rock’ın doğusuna ve Tribunal’siz Morrowind’e dikmesine neden oldu.

4. Çağ

4.Çağ kendisiyle birlikte Nord’lar için önemli değişiklikler getirdi. 3.Çağ’ın sonuna ve 4.Çağ’ın başlangıcına doğru, Solstheim Dunmer mültecileri tarafından işgal edildi. Solstheim’in Nordları, İmparatorluk’tan bağımsızlık kazanmaya çalışıyorlardı. Çoğu Dunmer ana kıtanın batısına kaçtı. Nova Orsinium’un yaşanmasından sonra, birçok Ork mültecileri, İmparatorluk tarafından Skyrim’e gönderildi. Çoğu Orklar vahşi yaşamda kurdukları Ork Kaleleri’nde yaşamayı seçtiler, ama bazıları, örneğin Dunmer’lar, Skyrim’in medeni şehirlerinde yaşamayı tercih ettiler. Nord’lar yeni komşularıyla birlikte mutlu ve huzurlu bir yaşam sürdüler, ama bazı istisnalar hariç, fırtınalı ve ölümcül Oblivion Krizi… Fakat bu kaos en sonuncusu değildi.

4Ç 200’lü dönemlerde, Büyük Savaş (Great War) bittikten 20 yıl sonra, Skyrim’in Yüksek Kral’ı öldürüldü. Onurlu bir ölüm, bir mücadele, zalimce bir kılıç darbesi, nasıl öldürdüğü belli olmayan fakat kimin öldürdüğü belli olan bir cinayetti bu. Great War sonucunda ayaklanmış olan Stormcloak İsyanı’nın lideri Ulfric Stormcloak. Özellikle daha da sinir bozucu olan, Ejder Savaşı’nın düşmanı, Nord efsanelerinin dünyanın sonu olarak belirlediği Alduin’in dönüşü.

Sosyal Hayat

Nord’ların sevdiği iki şey vardır: müzik ve içki. Çoğu Nord hayvan kürklerinden yapılmış ya da yün kıyafetler giyer. Genellikle Skyrim’in hoşgörülü yerlileridir fakat sıklıkla sizi hoş karşılamazlar. Özellikle Elflere hala küçük bir kızgınlık duyarlar. Skyrim’in dokuz bölgelerinden biri, The Reach, Skyrim’in Nord nüfusunun en fazla olduğu yerdir. Aksine doğusuna doğru gidildikçe Elf görme şansı artar. Kuey ve batı bölgeleri: Winterhold, The Pale, Eastmarch ve Rift, Skyrim’in eski bölgeleri olarak bilinir ve burada eski Nord geleneklerine rastlanır ve yabancı nüfüsü azdır. Genç nüfus kışları yüksek bölgelere gider ve Ice Wraith avlarlar, ve bu kendilerini halktan saymasına olanak verir. Nord isimleri genellikle kehanetlerden seçilir ve bebekken özel bir seremoni ile verilir.

Herhangi açıklanamayan bir şanssızlık olunca genellikle Falmer ya da Snow Elf (Kar Elfleri) suçlanır. Falmer’lar, merhametsiz Nord’ların kendi topraklarını işgal etmiş olduklarını düşünürler. Yeraltında yaşadıkları için, yıllarca vahşi ve acımasız hale gelmişlerdir ve yeryüzünde yaşayanlara bir kinleri vardır. O yüzden bazı suçlamalar haklı olabilir.

Mimari

Tahta inşaatlarının ustaları olarak bilinirler. Skyrim’deki şehirlere rağmen, inşaat stilleri güneye, Cyrodiil’deki Bruma adlı şehre yansımıştır. Evleri ısı tasarrufu için yere gömük, taştan, güçlendirme için tahta ve çatının üstüne saman kaplanmıştır. Bu evler dondurucu soğuklarda ısıyı tutmak için yapılmıştır. Buna benzer evler Solstheim’da da bulunur.

İnanç

Nord’lar acımasız, dini inançları ile dindar bir ırk olarak bilinir. Özellikle Dünya-Yiyen Alduin’in dünyanın sonunu getireceğine inanmışlardır. Nord geleneklerinin en önemli inancı da Sovngarde’dır. Sovngarde, Nord inançlarına göre Shor tarafından yönetilen, içinde sınırsız içki ve et dolu, Onurlu savaşan ve onurlu ölen Nord’ların gittiği Hall of Valor (Valor’un Salonu)’un içinde bulunduğu yeni bir evrendir. Bazı efsaneler buranın Shor tarafından inşa edildiğini söyler. Nord’ların önemli bir sözü de ”Nord’lar nasıl yaşadığıyla yargılanmaz, nasıl öldüğüyle yargılanır” sözü de burayla ilişkili bir sözdür.

Eski Yöntemler

Solstheim’daki eski Nord kabile: Skaal, eski hayvana tapınma geleneği ile aynı bir inanç kullanmışlardır. Skaal’lar çevrenin, güneşin, havanın, rüzgarın hepsinin All-Maker tarafından kendilerine gönderildiğine inanırlar. Doğanın bütün halleri bir uyum içerisinde olmalıdır ve Skaal’a bu güçleri veren bu uyumdur. Skaal efsaneleri ayrıca Adversary hikayelerini ve onun yardımcısı, insanlığın düşmanı: The Greedy Man’dir. Efsaneler Greedy Man’ın, Lorkhan’ın vücüt bulmuş hali, Adversary’nin de kuzeyin Padomay/Sithis’i olduğunu açıklar.

Nord İnancı

Tüm modern Tamriel ırkları gibi, Nord inancıda Aedralar ve onların eski müttefiği Lorkhan’a odaklanmışlardır. Fakat Nord’ların gökyüzü tanrıçası Kyne, (Kynareth) daha iddialı ve daha savaşçı ruhludur. Ayrıca Mara, Nord’ların anne tanrıçası rolünü üstlenmiştir. Oğlu Morihaus (ya da Pelinal)’ı Ayleid’lere karşı olan Nord’lara yardım amacıyla göndermiştir.

Nord inancının kralı Shor’dur. Nord’lar Shor’u, tanrıların kralı ve Elf’lerin en büyük düşmanı olarak bilir. Shor’un elf şeytanları tarafından katledildiğini ve Elfleri yoketmek için Nord inancının bir parçası olan Ysmir’in de içinde bulunduğu Shezarrines adlı bir grubu kurduğunu düşünürler.

Thu’um ve Ejderdoğan

Mythic Çağ’dan beri Kyne’dan bir hediye olarak gördükleri kendi Thu’um’larını ya da shout’larını karşılarına çıkan düşmanlara karşı kullanmışlardır. Eskiden beri Greybeards’lar (Grisakallar) Throat of the World’e yakın, yerden 7,000 merdiven uzaklıkta, dağın tepesinde olan, High Hrothgar da yaşarlar ve sürekli ”Way of the Voice”lerini test ederler. Liderleri Jurgen Windcaller, Thuum’ların eğer gerekli değilse dışarıda kullanılmalarını yasaklamışlardır. Tiber Septim thu’um yetenekli olanları savaş için eğitmek amacıyla bir Kolej kurmuştur. Örneğin thu’um’a sahip olan nadir Nord’lardan biri Ulfric Stormcloak thuum’unu savaşta kullanmıştır. Nord’lar High Hrotgar ile dış dünya arasında bir ilişki kurmazlar, sadece 2 sefer hariç. Birincisinde Tiber Septim’in kaderini belirlemek için, ikincisinde de Son Ejderdoğan için aynı şeyi yapmışlardır.

Nord sosyolojisinde Dragonborn (Ejderdoğan) derin bir saygı ile anılır. Ejderdoğan sadece thu’um’unu kullanmakla kalmaz, ayrıca diğer ejderhaların ruhlarını emerek, thu’um’una güç katar ve shout bilgisini güçlendirir.