Niben’in Kızı

Son Güncelleme: , mertusta

Kitap Künyesi
Oyunlar : ESO, Oblivion, Skyrim
Çevirmen: Deniz Görmez
Orijinal İsim: Daughter of the Niben

Yalın güzelliği içinde ışıldayan, geçmişiyle ünlü Bravil, Cyrodiil’de ki en sevimli kasabalardan biridir. imparatorluk Topraklarının güney taraflarına yapılmış hiçbir ziyaret; heyecan verici nehir limanı boyunca bir yürüyüş yapmadan, kasabanın cana yakın çocuklarıyla sohbet etmeden ve tabii ki kasabanın geleneklerinde olduğu üzere, Şanslı Yaşlı Kadın heykeline fısıltıyla birkaç söz söylemeden, tamamlanmış sayılmaz.

Atmoranlarin gelişinden binlerce yıl önce, yerli Ayleid halkı günümüz Bravil’i çevresinde uzun süre yaşadı. Şimdi olduğu gibi Niben, o zamanlar da yiyecek ve ulaşımı sağlıyordu, bunun yanında kasabanın nüfusu bugünkünden daha fazlaydı. Yörelerine ne isim verdikleri konusunda emin değiliz: adali olduklarından, kullandıkları kelime basitçe “ev” manasında olmalıydı. Bu yabani Ayleid halkı, Bravil’e o kadar sıkı sıkıya yerleşmişlerdi ki, Bravil yöresi, birinci çağın ikinci yüzyılında Alessia orduları tarafından kurtarılan en son yerlerden biriydi. O çağdan geriye çok az kültürel ve arkeolojik şey kalmış olsa da, Mara sayesinde sefa ve ahlaksızlık hikayeleri efsaneler alemine girmiştir.

Ayleid halkının nasıl olup da bu kadar uzun bir kuşatmaya dayanabildikleri bugün dahi bilgeler arasında tartışma konusudur. Bununla birlikte, herkes zaferin onurunu İmparatoriçe Alessia’nin yüzbaşılarından birine, Teo Bravilius Tasus’a, bugünkü kasabaya adını veren kişiye bahşeder.

Denir ki, Tasus kasabayı, her seferinde şiddetli direnişin ardından, en az dört kez ele geçirmiş fakat her defasında gün ağarmadan önce kasabanın içindeki bütün askerleri ölüyor, öldürülüyormuş. Yeni birlikler gelene kadar da, kuşatma altındaki kasaba, yeni Ayleid kuvvetleri ile takviye ediliyormuş. İkinci başarılı saldırıdan sonra, gizli yeraltı tünelleri bulunmuş ve içleri doldurulmuş fakat bir kez daha sabah olduğunda askerler yine öldürülmüş ve kasaba yine takviye edilmiş. Üçüncü başarılı saldırıdan sonra, birlikler kasabanın dışına, yolları ve nehir boyunu gözetlemeleri, herhangi bir saldırının izini aramaları için gönderilmiş fakat kimse geri gelmemiş. Ertesi sabah, işgalci askerlerin cesetleri, kasabayı çevreleyen duvarların mazgalları arasından dışarı atılmış.

Teo Bravillius Tasus, Ayleidlerin kasabanın içinde bir yerlerde saklanıp, geceyi beklediklerini ve sonra da uyurlarken askerleri öldürdüklerini biliyordu. Sorun nerede saklandıkları idi. Dördüncü saldırının ardından, bizzat kendisi askerlerine önderlik edip, her köşeyi, her gölgeyi aradı. Tam vazgeçmek üzereydiler ki büyük komutan şüpheli iki şey fark etti. Kasabanın dimdik duvarlarının üstünde, herhangi birinin tırmanamayacağı kadar yüksekte, düzlükler olduğunu gördü. Ve kasabanın tam içinde, nehrin kenarında asker çizmeleri giymeyen birine ait olduğu açıkça belli olan tek bir ayak izi keşfetti.

Görünen o ki, Ayleid halkı kendilerini saklamak için iki yol seçmişlerdi. Bazıları duvarların üzerine tırmanıp kendilerini yukarıdaki düzlüklere saklamış, diğerleri de suyun altında rahatça nefes alabildikleri için suyun içinde saklanmışlardı. Garip eliflerin daha da garip saklanma çukurlarını keşfettikten sonra, onları bozguna uğratmak kolay bir işti, o da halledilince İmparatoriçenin askerleri bir daha gece yarısı saldırılarına maruz kalmadılar.

Bütün bir halkın bu büyülerde, hem de daha Büyücüler Loncası kurulup da halka büyüyü kullanma usullerini öğretmeden yüzlerce yıl önce, bu kadar usta olması inanılmaz gelebilir. Fakat Artaeum adasındaki Psijic Tarikatındakiler, daha adı konulmadan uzun zaman önce Gizemleri geliştirdiklerinde, güney Cyrodiil’in gözlerden iyice uzak Ayleidleri’nin Başkalaşım Okulu olarak bilinecek olan tekniği geliştirmiş olmaları bunun kanıtı gibi görünüyor. Bravil’in işgal zamanlarında, hatta daha sonra, yasamış olan diğer Ayleidlerin bile şekil değiştirebildikleri hesaba katıldığında, bu çok da abartılı bir iddia değil. Bravil öncesi topluluk, hayvanlara ya da canavarlara dönüşemiyor, sadece kendilerini gizlemek için vücutlarını değiştirebiliyorlardı. Faydalı bir yetenek olduğu kesin, ancak sonunda kendilerini kurtarabilecek kadar değil.

Bugünün Bravil’inde diğer türlerin mimari harikalarına çoğunlukla rastlanırken, Ayleid varlığından geriye kalan çok az şey vardır. Mara Cömertliği katedrali ve Bravil Lordunun sarayı ne kadar güzel ve çekici olsalar da, Bravil’deki insan yapısı hiçbir eser, şanslı Yaşlı Kadın olarak adlandırılan heykel kadar ünlü değildir. Kadının hakkındaki öyküler burada sayılamayacak kadar çoktur.

Bravil’deki bir fahişenin gayri meşru çocuğu olarak doğduğu söylenirdi, talihli bir hayata talihsiz bir başlangıç olduğu muhakkak. Diğer çocuklar sürekli ona babasının kim olduğunu sorar, onunla alay ederlerdi. Her gün onların zalimliklerinden kaçıp, gözyaşları içinde koşarak küçük kulübesine gelirdi.

Bir gün, bir Stendarr rahibi hayır islemek üzere Bravil’e gelmiş, ağlayan küçük kızı görmüş ve sorduğunda, küçük kız ona ıstırabının nedenini söylemiş: Babasının kim olduğunu bilmiyormuş.

“Merhamet dolu gözlerin ve hiç yalan söylemeyen bir ağzın var” diye yanıtlamış rahip, gülümseyerek. “Şüphesiz sen Stendarr’ın, Merhamet, İyilik ve Şans Tanrısının çocuğusun,.”

Rahibin nazik sözleri kızı sonsuza dek değiştirmiş. Ne zaman babasının kim olduğu sorulsa, neşe içinde “Ben Şans Tanrısının çocuğuyum.” diye cevaplarmış.

Büyüyüp bir barda çalışmaya başlamış, denirdi ki, çoğunlukla müşterilerinin müsait oldukları zaman ödeme yapmalarına izin vermiş, onlara karşı nazik ve cömert olmuş. Oldukça yağmurlu bir gecede, eski püskü giysiler içindeki, hiç parası olmayan üstüne üstlük bir de kendisine kalacak bir oda ve yiyecek veren kişiye kaba davranan, kavgacı, genç bir adama barınacak yer vermiş. Sabah olduğunda, adam teşekkür olarak geride pek bir şey bırakmadan çekip gitmiş. Ailesi ve arkadaşları ona dikkatli olmasını tembihlemiş, adamın pekala tehlikeli biri de olabileceğini söylemişler.

Bir hafta sonra, içinde bir imparatorluk prensi olan bir at arabası Bravil’e gelmiş. Ayırt etmesi oldukça güç olsa da bu kişi kadının yardım ettiği adamın ta kendisiymiş. Görünüşü ve davranışı için bol bol özür dileyerek, bir cadı çetesi tarafından kaçırıldığını ve büyülendiğini izah edip, kadını servete boğmuş. Elbette ki kadın servetini cömert bir şekilde, oldukça tatminkar bir yaşa kadar yaşadığı Bravil’in halkıyla paylaşmış.

Kasabanın meydanındaki heykelinin ne zaman dikildiğini ya da kim tarafından yapıldığını kimse bilmez, ancak heykel orada birinci çağdan beri binlerce yıldır duruyor. O günlerden bugünlere, Bravil’in sakinleri gibi, kasabanın ziyaretçileri de Şanslı Yaşlı Kadın’a gidip ondan zorluklar karsısında şans ile kutsanmayı dilerler.

Büyüleyici ve çok şanslı Bravil kasabasının bir başka büyüleyici özeliği daha.

Eğer yazım veya bilgi hatası bulduysanız ilgili yeri seçip Ctrl+Enter ile bize bildirebilirsiniz.

Yazım Hatası Bildirimi

Renkli kısım rapor edilecek: