Knights of the Nine

Son Güncelleme: , Sarhi

Knights Of The Nine tarikatı (Dokuzların Şövalyeleri) , 3Ç 111’de Ayleid Kralı Umaril the Unfeathered’ı ve birliklerini öldüren Pelinal Whitestrake’ın zırh kalıntılarını toplamak amacıyla kurulmuştur. Tarikat War of The Isle’de bir kahraman olan Sir Amiel Lannus tarafından kuruldu. Tarikatın adını dini inancından böyle yapmayı şeçti ve aynı nedenle de örgütün merkezini kurduktan sonra adını Priory of the Nine (Dokuzların Manastırı) yaptı. Örgütün en eski üyeleri Sir Amiel Lannus ve arkadaşları olan Sir Caius ve Sir Torolf’dur.

Erken zamanlarda bu üç şövalye kendi ünlerini Elynglenn Solucanı’nı öldürerek ve Haçlı Zırh Göğüslüğü’nü ele geçirerek kazandı. Bu şaşırtıcı başarıdan sonra Dokuzların Şövalyeleri İmparatorluk’ta ün kazanmaya başladı ve çoğu istekli şövalye oraya katılmayı arzuladı. Ancak bu Berich Vlindrel oraya katılana kadar ve tarikatı Cyrodiil’in en prestijli tarikatı yapana kadar olmadı. Sonra Sir Casimir, Sir Juncan, Sir Henrik, Sir Gregory ve Sir Ralvas’da dahil olmak üzere bir çok şövalye tarikata girmeyi talep etti.

Bu zaman dilimi örgütün zirveye çıktığı anlardı ve 3 adet zırh parçası daha ele geçirilmişti. Haçlı Eldivenleri’ni Sir Casimir bulurken baldırlığı ve kılıcı da tek başına Sir Berich bulmuştu. Bu noktada, kimse parçaların bu kadar hızlı bulunabileceğini düşünmemişti.

Ancak örgütün başarısı çok uzun sürmemişti çünkü savaşlar sonucunda ele geçirilen parçaları şövalyeler kendileri kuşanmaya başlıyordu ve bu Sir Amiel tarafından örügütn ilk zamanlarında teşvik edilen bir huy idi. 3Ç 121’de War of the Red Diamond (Kızıl Elmas Savaşı) sırasında örgüt dağılmaya başladı. Çoğu şövalye, üne sahip örgütün isteği üzerine geldiler ve Sir Amiel isteği doğrultusunda savaşın ilk başlarında savaştan kaçındılar, ancak bir süre sonra şövalyeler dağıldı ve ardından Sir Berich ayrıldı.

Ayrılışı hoş değildi, ve giderken baldırlık ile kutsal kılıcı almak istedi. Ardından ona engel olan Sir Caius ile geçmişteki dostluğu yok sayarak kılıcı çekerek savaşa kalktı ve daha iyi bir şövalye olduğunu gösterdi. Ardından Sir Berich savaşa katılmak için ayrıldı ve bir daha geri dönmediği gibi, Sir Casimir, Sir Torolf ve Sir Gregory’nin de fikrini değiştirerek savaşa girmesine sebep oldu. Örgüt asla toparlanamadı.

Ancak bazı şövalyeler savaşa katılmadı ve zırh parçalarını toplamaya devam ettiler.

Sir Ralvas, Leyawiin’e giderek Haçlı Balyozu’nun peşinden dolaştı. Zenithar’ın Şapeli’nde aylarca kaldı ve Zenithar’ın balyoz için ona tuttuğu test yağmurunun altından kalkmaya çalıştı, onu görebiliyordu ama asla ulaşamadı. Şapeli mağlup ve harap olmuş bir şekilde terk ederken ona ne olduğu bilinmiyor ancak Sir Amiel ve Sir Juncan onun cesedini bulup gömdüler.

Sir Juncan botların peşinden gitti ancak yerini öğrendiği sıralarda 3Ç 125’te öldü.

3Ç 127’de Sir Berich bir savaş kahramanı olarak döndü ve politik olarak güç kazandı, ardından ünü ile birlikte 3Ç 131’de savaştan 4 yıl sonra resmi olarak Imperial’ler tarafından örgütün kapatılmasını sağladı.

Sir Henrik’in ne yaptığı tam olarak belli değil iken kalkanı savaşlar sırasında ele geçirilebildiği kesindir, örgüt dağıldığı için Bulwark kalesinde saklamıştır, ve ölümünden sonra da kalenin en dip noktasında onu korumayı başarmıştır.

Sir Casimir savaştan dönmüştür ancak kibri ve sabırsızlığı yüzünden sürekli dolaşarak örgüte hiç dönmemiştir. 3Ç139’da Chorrol’daki Stendarr’ın Şapeli’nde kalırken bir gün dilenciye sinirlenmiş ve Merhamet Tanrısı’nın Şapeli’nin içinde onu öldürmüştür. Ardından Stendarr elinden eldivenlerin düşmesini sağlayarak onu daha çok hakeden birine vermiş ve Casimir’i bitkinlik ile lanetlemiştir, ardından da Casimir kısa süre içinde ölmüştür, onun soyunda da bu lanet devam etmektedir.

3Ç 153’te tüm şövalyeler ölmüştür ve Sir Amiel kaskı almak için yola çıkmıştır, bu sayede örgütün ününü ayağa kaldırabileceğine inanmıştır. Ve ardından geri dönememiştir.

 

 

Eğer yazım veya bilgi hatası bulduysanız ilgili yeri seçip Ctrl+Enter ile bize bildirebilirsiniz.

Yazım Hatası Bildirimi

Renkli kısım rapor edilecek: