İlk Çağın Son Yılı 2920 – Mayıs

Son Güncelleme: , mertusta

13 Mayıs, 2920
Mir Corrup, Cyrodiil

Rijja fokur fokur kaynayan kaplıca suyuna kendini bırakıverdi. Derisi sanki milyonlarca küçük taş ile gıdıklanıyormuş gibi titreşiyordu. Başının üzerindeki taştan yapılmış raf onu yağmurdan koruyor ve aynı zamanda da ağaçların seyrek dallarının arasından süzülen güneş huzmelerinin içeri girmesine izin veriyordu. Rüya gibi bir hayatın rüya gibi bir anıydı ve buradan çıktıktan sonra güzelliğinin eski tazeliğine kavuşacağını biliyordu. Şu an ihtiyaç duyduğu tek şey bir bardak suydu. Her ne kadar banyo suyu mükemmel koksa da tadı tebeşirden farksızdı.

“Su getirin!” diye bağırdı hizmetkarlarına. “Su lütfen!”

Üzerinde paçavralar olan sıska bir kadın başını sesin geldiği yöne doğru devirdi. Hemen koştu ve kadına keçi postundan yapılmış mataradan su verdi. Rijja kadının namusluluk taslamasına neredeyse gülecekti -bizzat kendi çıplak vücudundan utanmıyordu- fakat daha sonra paçavraların arasında yaşlı kadının gözleri olmadığını fark etti. Rijja’nın duyup da asla tanışma fırsatı bulamadığı Orma kabilesi yerlilerinden birine benziyordu. Gözleri olmadan doğmaları, diğer duyularının efendileri olmalarını sağlamıştı. “Mir Corrup lordu çok egzotik hizmetkarlar kiralamış.” diye düşündü içinden.

Bir anda kadın kayboldu ve unutuldu. Rijja güneş ve suyun haricinde başka bir şeye odaklanmakta zorlanıyordu. Mataranın tapasını açtı. İçindeki şeyin garip, metalik bir kokusu vardı. Birdenbire orada yalnız olmadığını fark etti.

“Leydi Rijja.” dedi İmparatorluk Muhafızları’nın yüzbaşısı. “Gördüğüm kadarıyla Catchica ile tanışmışsınız?”

“Adını hiç duymadım.” Öfkelenmeden önce kekeledi. “Burada ne arıyorsunuz? Bu vücut sizin şehvetli bakışlarınız için değil.”

“Demek hiç duymadınız. Daha az önce sizi onunla birlikteyken gördük.” dedi yüzbaşı keçi derisi matarasını alıp koklarken. “Size pis bir cerahat sundu, değil mi? İmparatoru zehirlemek için.”

“Yüzbaşım.” dedi muhafızlardan biri ona doğru koşar adım gelirken. “Argonyalı’yı bulamıyoruz. Sanırım ormana kaçmış.”

“Evet, bu konuda çok iyidirler.” dedi yüzbaşı. “Yine de sorun değil. En azından saraydaki işbirlikçisini bulduk. Yüce majestelerini mutlu edecektir bu. Yakalayın!”

Muhafızlar ellerinde kıvranan çıplak kadını havuzdan çekerken kadın çığlık atıyordu, “Ben masumum! Bu da ne demek böyle? Ama ben bir şey yapmadım! Bunun için İmparator hepinizin kellesini alacak!”

“Emin olun alacaktır.” diye gülümsedi yüzbaşı. “Size inanırsa tabi.”

Eğer yazım veya bilgi hatası bulduysanız ilgili yeri seçip Ctrl+Enter ile bize bildirebilirsiniz.

Yazım Hatası Bildirimi

Renkli kısım rapor edilecek: