İlk Çağın Son Yılı 2920 – Mart

Son Güncelleme: , mertusta

19 Mart, 2920
Bodrums, Morrowind

Bodrum’un sessiz, sakin köyü, kıvrılarak akan Pryai nehrine doğru bakıyordu. Burası nehrin yolunu doğudan dik bir yamaçtan alıp batıya devasa yabani çiçek tarlalarına doğru devam ettiği cennet gibi bir mekandı. Rüzgartepe’nin garip aroması Cyrodiil’in kokusuyla tam sınırda karşılaşıyor ve büyüleyici bir koku oluşturuyorlardı.

“İşiniz bittiğinde uyursunuz!”

Askerler tüm sabah boyunca hep aynı şeyi duydular. Sanki bütün gece uygun adım yürüdükleri yetmiyormuş gibi şimdi de ağaçları dimdik olan nehir yatağına deviriyor, nehrin tomrukları sürüklemesine izin veriyorlardı. Birçoğu artık aşırı yorgun olduklarından şikayet edemeyecek kadar yorgundular.

“Bakalım sizi tam olarak anlamış mıyım lordum.” dedi Vivec’in teğmeni. “Yukarıdan düşmanımıza alev okları ve büyüler fırlatmak için tepeyi ele geçiriyoruz. Bu yüzden de oradaki ağaçları kesmeliyiz. Bu sayede küçük çapta bir baraj oluşturup suyun taşıracağız ve düşmanımız da hareket kabiliyetini sınırlayacak çamurlu bir arazide kalacak.”

“Aslında bu planın tamamı değil.” dedi Vivec onaylarcasına. Yanı başında ağaçları sürükleyen bir askeri durdurdu. “Bekle. En güçlü ve en düz dalları ağaçtan ayırıp mızrak yapmanı istiyorum. Kendine yüz adam toplarsan ihtiyacımız kadarını yapmak birkaç saatten fazla sürmez.”

Asker kendine söylenileni usanmış bir şekilde yerine getirdi. Erkekler ve kadınlar ağaçlardan uygun dalları kesip mızrak şeklinde biçimlendirmek için işe koyuldular.

“Kusura bakmayın ama… ” dedi teğmen. “Askerlerin daha fazla silaha ihtiyacı yok. Zaten kendi silahlarını tutacak güçleri bile kalmadı.”

“Bu mızraklar tutmak için değil.” dedi Vivec ve danışmanlık işine dönmeden önce fısıldadı. “Bugün onları yeterince yorarsak bütün gece hiç uyanmadan uyuyacaklar.”

Mızrakların tabi ki de keskin olmaları gerekiyordu fakat dengeli olmaları ve düzgün bir koniye benzemeleri de en az keskinlik kadar önemliydi. Tabi ki denge için en önemli nokta mızrakların tam bir koni şeklinde değil daha çok bir piramit şeklinde olmalarıydı. Adamlara yaptıkları mızrakların dayanıklıklarını, keskinliklerini ve dengelerini denettirmek için atış talimi yaptırdı. Kırılan bir mızrak olursa askerleri yenilerini yaptırıyordu. Sonunda yanlış yapmanın getirdiği yorgunluktan dolayı askerler kusursuz mızrak yapmayı öğrendiler. İşlerini bitirdikleri zaman Vivec onlara mızrakları nereye ve nasıl koyacaklarını gösterdi.

O gece ortalıkta ne savaş öncesi içip sızanlar ne de yaklaşan savaşla ilgili felaket tellallığı yapanlar vardı. Güneş ağaçlı tepelerin ardında battığı zaman gözcüler hariç bütün kamp uyuyordu.

Eğer yazım veya bilgi hatası bulduysanız ilgili yeri seçip Ctrl+Enter ile bize bildirebilirsiniz.

Yazım Hatası Bildirimi

Renkli kısım rapor edilecek: