İlk Çağın Son Yılı 2920 – Haziran

Son Güncelleme: , mertusta

21 Haziran, 2920
Ald Marak, Morrowind

Savirien-Chorak duvara yaslanmış Rüzgartepe ordusunun ok yağmuru altında bataklıklara ve ormanın derinliklerine doğru çekilişini izliyordu. Karşı taarruz için mükemmel bir andı. Belki içindekilerle birlikte yanıversin diye orman dahi ateşe verilebilirdi. Belki Vivec düşman elindeyken, ordusu rehinenin takası karşılığında Ald Luval’i teslim ederdi. Tüm bu fikirlerini Prens ile paylaştı.

” Unuttun galiba.” diye gülüverdi Prens Juilek. ” Barış anlaşmaları sırasında orduya ve onların komutanlarına herhangi bir zarar verilmemesi konusunda söz vermiştim. Savaş ahlaki üzerine hiç mi şerefimiz yok?”

” Prensim, Ben Tamriel’de doğdum, Hiçbir zaman yurdumda bulunmadım.” diye cevapladı yılan adam. ” Fakat böyle olmasına rağmen davranışlarınız bana ilginç geliyor. Beş ay önce arenadaki dövüşümüzde benden herhangi bir taviz beklemediniz vermedim de zaten.”

” O bir oyundu.” dedi Prens, Kara Elf savaş şefini içeri alması için kahyasına işaret etmeden önce.

Juilek, Vivec’i daha önce hiç görmemiş olsa da onun yaşayan bir tanrı olduğunu defalarca duymuştu. Karşısında duran sıradan bir insandı iste. Güçlü yapılı, yakışıklı, zeki olduğu yüzünden belli olan bir adamdı yine de. Prens bir tanrıdan çok bir insanla konuşacağına memnun olmuştu.

” Selam olsun, benim saygıdeğer hasmım.” dedi Vivec. ” Bir çıkmaz içine girdiğimizi görüyorum.”

” Buna gerek yok.” diye devam etti Prens. ” Bize Rüzgartepe’yi vermek istemiyorsunuz. Ben de sizi bunun için suçlayamam. Fakat deniz aşırı saldırılardan İmparatorluğu korumam için kıyılarınızı himayem altına almam gerekiyor. Tabi ki stratejik öneme sahip belirli sinir kalelerinizi de, mesela şu an içinde bulunduğumuz kaleye benzeyen Ald Umbeil, Tel Aruhn, Ald Lambasi ve Tel Mothrivra kaleleri.”

” Ve karşılığında?” diye sordu Vivec.

” Karşılığında mı?” Savirien-Chorak güldü. ” Burada galip olanların ‘biz’ olduğunu unuttunuz, siz değil.”

” Karşılığında.” dedi Prens ihtiyatı elden bırakmadan. ” Sizin tarafınızdan gerçekleşmeyen bir saldırı olmadığı sürece Rüzgartepe’ye herhangi bir İmparatorluk birliği saldırmayacak. İşgalcilerden, İmparatorluk donanması aracılığıyla korunacaksınız. Ayrıca tabi ki Kara Bataklık’ta İmparatorluğun ihtiyaç duymadığı eyaletleri ele geçirerek sınırlarınızı genişletebilirsiniz.”

” Kayda değer bir teklif.” dedi Vivec kısa bir duraklamadan sonra. ” Beni bağışlayın, bugüne kadar herhangi bir Cyrodiil mensubunun aldığı bir şey karşılığında başka bir öneride bulunduğuna şahit olmadım da. Karar vermek için bir kaç gün arz edebilir miyim?”

” Bir hafta içinde tekrar görüşeceğiz.” dedi Prens gülümseyerek. ” Bu arada ordunuz birliklerime herhangi bir saldırıda bulunmadıkları sürece ateşkes devam edecektir.”

Vivec Prens’in odasını Almalexia’nın başından beri haklı olduğunu düşünerek terk etti. Savaş bitmişti. Bu prens kusursuz bir İmparator olacaktı.


 

İlk Çağın Son Yılı 2920 – Temmuz ile devam edecek…

Eğer yazım veya bilgi hatası bulduysanız ilgili yeri seçip Ctrl+Enter ile bize bildirebilirsiniz.

Yazım Hatası Bildirimi

Renkli kısım rapor edilecek: