İlk Çağın Son Yılı 2920 – Ekim

Son Güncelleme: , mertusta

12 Ekim, 2920
Dwynnen,High Rock

Bir Çarşamba gecesi, Aşık Kirpi hanında vahşi bir kalabalık vardı. Odanın ortasındaki kükreyen ateş çevresinde oturanların yüzlerine netameli bir ışık yansıtıyor ve bu beden bolluğunu sanki Arcturia Sapıklıkları’ndan esinlenilmiş bir işkence tablosuna çeviriyordu. Cassyr kuzeniyle birlikte her zamanki yerine oturdu ve koca bir sürahi rom istedi.

“Baron’u gördün mü?” diye sordu Palyth.

“Evet, Urvaius sarayında benim için çalışmışlığı vardır.” dedi Cassyr gururla. “Fakat daha fazlasını söyleyemem. Bilirsiniz iste, devlet sırları falan filan. Bu gece burası neden bu kadar kalabalık böyle?”

“Bir gemi dolusu Kara Elf boğaza indi. Savaştan gelmişler. Gazi arkadaşım var diyebilmek için bunca ay seni bekledim.”

Cassyr kızardı fakat soğukkanlılığını yeniden kazanarak sordu. “Burada ne arıyorlar? Ateşkes mi olmuş?”

“Olayı tam olarak bilmiyorum.” dedi Palyth. “Fakat açıkça görülüyor ki İmparator ve Vivec yeniden görüşmelere başlamışlar. Buradaki elemanların da bir takım yatırımları olacak ve Koy’da yaptıkları hareketler olayın büyük bölümünü belli ediyor. Yine de tam olarak öğrenmenin tek yolu dedikoduculara sormak.”

Böylece Palyth, kuzenini kolundan yakaladığı gibi barın öteki tarafına götürdü. Öyle ani olmuştu ki Cassyr karşı koymaya fırsat bulamamıştı. Kara Elf gezginleri dört masaya yayılmış, halkla birlikte gülüyorlardı. Yarıdan fazlası cana yakın, genç, iyi giyimli, yakışıklı tüccarlar, likörün de etkisiyle savurganlığın dozajını çoktan aşmışlardı.

“Affedersiniz.” dedi Palyth, konuşmalarını bölerek. “Utangaç kuzenim Cassyr de yaşayan tanrı Vivec adına savaştı.”

“Benim duyduğum tek Cassyr ismi… ” dedi fazlasıyla sarhoş bir Kara Elf gülümseyerek. Cassyr’in boşta kalan elini sıkılıyordu. “Cassyr Whitley. Vivec’in tarihteki en kötü muhbir ilan ettiği adamdır. Ald Marak’ı tüm planlarımızı alt üst eden istihbaratı yüzünden kaybettik. Sizin iyiliğiniz için diyorum dostum, umarım adınız onunkiyle hiçbir zaman karıştırılmaz… ”

Cassyr gülümsedi ve hödüğün muhbirin başarısızlığını kat be kat abartarak anlatmasını masadakilerin kükreyerek gülmeleriyle devam eden bir hoşnutsuzlukla dinledi. Birçok bakış ona kilitlendi fakat onu tanıyanların hiçbiri hikayedeki aptalın ta kendisi olduğu gerçeğini söylemediler. En çok donup kalan bakışlar kuzeninindi. Genç adam Dwynen’den büyük bir kahramanın döndüğünü sanıyordu. Bir gün elbet Baron bu durumu duyacaktı, aptallığı her gün, her anlatışta daha da katlanacaktı.

Ruhundaki her bir lifle Cassyr, yaşayan tanrı Vivec’i lanetledi.

Eğer yazım veya bilgi hatası bulduysanız ilgili yeri seçip Ctrl+Enter ile bize bildirebilirsiniz.

Yazım Hatası Bildirimi

Renkli kısım rapor edilecek: