Fırtınadaki Hayaletler

Kitap Künyesi
Oyunlar : Skyrim
Çevirmen: Oğuz Ayyıldız
Orijinal İsim: Ghosts in the Storm

Uzun yıllar boyunca, Skyrim topraklarının bir ucundan diğer ucuna seyahat ettim, maceralarımı ve deneyimlerimi kaleme aldım.

Seyahatimde muhteşem manzaralar ve ilginç yaratık türleri ile karşılaştım fakat karşılaştıklarımdan biri hafızalarıma kazındı, keşke öyle olmasaydı.

Skyrim’i gezip büyük şehirlerin kapısında mallarını satan bir Khajiit kervanıyla birlikte yolculuk ediyordum.

Miğferyeli yakınlarında iken bir fırtına patlak verdi. Hayatım boyunca gördüğüm en kötü fırtınalardan biriydi, ürkütücü ve bir o kadar zorlu. Rüzgar, Oblivion’un tüm daedraları gibi uğultuluydu ve yağan kar tüm görüş alanımızı kapatıyordu.

Ri’saad mola vermemizin ve yoldan uzaklaşmamızın gerektiğini söyledi, bizde soğuktan korunmak için ellerimizle yüzlerimizi kapadık. Bir çam koruluğunun altında birbirimize sokularak donmamaya çalıştık. Çadırımızı kurmak gibi bir şansımız hiç yoktu – çadırı açtığımız anda rüzgar elimizden alacaktı.

Fırtınanın en yoğun anında saldırıya geçtiler. Muhtemelen orada yarım düzine yaratık vardı. Fırtınanın kuvvetinin, rüzgarın uğultusunun ve karın şiddetinin yarattığı karmaşa görüşümüzü ve duyuşumuzu kısıtlıyordu.

Aşağı yukarı normal bir insan boyutlarındaydılar fakat bir o kadar kambur ve çirkinler. Kıyafet olarak sadece paçavra ve deri giyiyorlar. Türlü çeşitlerde kılıç ve bıçakla silahlanmışlar, şüphesiz ki eski kurbanlarının eşyaları arasında bulmuşlar.

Bahsedilecek bir burunları yok, sadece burun deliği görevi gören uzun kesikler var. Kulakları keskin ve sivri gözüküyordu, elfler ile uzaktan akrabalıkları olduğunu varsayabiliriz. Soluk tenleri ve cansız siyah gözleri ile bir kabus içindeymiş gibi hissettiriyorlar.

Onları ilk Bhisha gördü fakat kendini kurtarmak için artık çok geç idi. Ölürken çıkardığı son çığlığının sesi çok yüksekti, rüzgarın kükreyişine rağmen duyduk. Onun çığlığı hepimizin hayatını kurtardı.

Düşmanlarımız bizim varlığımız fark etti, Khajiitler bıçaklarını çekti ve yüzleri dışa dönük şekilde bir daire oluşturdular. Beyaz ifritler etrafımızı tamamıyla sarmak için yeteri kalabalıkta değillerdi ve Khajiitler her bir saldırıyı geri püskürttüler. Üç kar ifritinin öldürülmesinden sonra geri çekildiler ve tekrar saldırmadılar.

Ertesi gün fırtına hafifledi ve Miğferyeli’ne ulaştık. Kandilli Ocak Hanı’ndan bir oda kiraladım ve şehrin büyük surları arkasındaki odamda oldukça rahat bir şekilde buldum kendimi.

Rahattım, en azından ta ki uykumda o kötü yaratıkların görüntüleri rüyalarımda beni kovalayana dek.

Eğer yazım veya bilgi hatası bulduysanız ilgili yeri seçip Ctrl+Enter ile bize bildirebilirsiniz.