Dokuzun Şövalyeleri

Kitap Künyesi
Oyunlar: Oblivion, Skyrim
Çevirmen: Oğuz Ayyıldız
Orijinal İsim: The Knights of the Nine

Pek az insan Dokuzların Şövalyelerini hatırlar ama kendi zamanlarında, İmparatorluk’ta hatta Cyrodiil’in her tarafında ünlülerdi. Septim İmparatorluğunun ilk zamanlarında, maceraları İmparatorluğun topraklarında konuşulurdu. Fakat sahip oldukları şöhret, birçok şey ile beraber, Kızıl Elmas Savaşı ile tükendiler ve bugün bile manastırlarının nerede olduğu sadece tarihin sayfalarında yazıyor.

Şövalyeler Sör Amiel Lannus tarafından 3.Çağ 111’de kuruldu, Ada Savaşından kahramanca dönüşü akabinde, büyük bir önemle Şövalyenin Emanetlerini korumaya başlamasıyla, Pelinal Whitestrake’in silahları ve zırhı binlerce yıldır kayıp. 3.Çağ’ın ilk yüzyılını şekillendiren iyimser düşünce ve hırs sahibi olmanın karakteristik özelliklerine sahip bir şekilde ortaya çıkmışlardır. Tamriel ilk defa yüzyıllar sonra barış içinde tek bir toprak parçası gibi olmuştu. Hiçbir şey bundan önemli değildi.

Şövalyeler, Sör Amiel’in öncülüğünde, İlk Çağ’dan beri nerede olduğu bilinmeyen Şövalye’nin Zırhını korumak için Elynglenn Ejderi’ne karşı aldıkları zafer ile şöhretlerini duyurdular. Hemen ardından, zamanın en iyi şövalyeleri tarikata katılabilmek için sıraya girdiler ve Şövalyelerin manastırları Cyrodiil’in batısında iyiliği ve yüceliği çeken bir mıknatısa dönüştü. Şövalyeler, İmparatorluğun gurur kaynağı oldu. Berich Vlindrel hizipe katıldığında, Colovia ailesinin soylularından birinin evladı idi, şu açıkça ortada ki Dokuzların Şövalyeleri, İmparatorluğun en prestijli tarikatı haline geldi. Nispeten yakın hedefi ile Şövalyeler üç parçadan fazla emanete el koydu ve şanları her seferinde bir üst seviyeye yükseldi. Kimse er ya da geç sekiz emanetin tümünü kurtaracaklarından ve görevlerini başarıyla yerine getireceklerinden şüphe etmedi.

Üzücüdür ki, Şövalyelerin erken verdikleri söz, 3.Çağ 121’de İmparatorluğu parçalara ayıran Kızıl Elmas savaşının yıkımından kurtulamadı. İlk başlarda, Sör Amiel şövalyelerini savaşın dışında tutmayı başarmıştı. Fakat Şövalyelerin başarıları bu durumu baltaladı, çoğu şövalye kanlı sivil savaş zamanında İmparatorluğun her birini farklı bir köşeye koyduğu önemli ailelerden geliyordu… Görünüşe bakılırsa Sör Berich, İmparator Cephorus’un yanında savaşa katılmak için tarikattan ayrılan ilk kişi, Şövalyenin zırhını onunla beraber savaş meydanında taşıdı. Bunun ardından birçok şövalye tarikattan ayrıldı, bazıları savaşa katıldı.

Tarikat şaşalı başlangıcının ardından, yüz kızartıcı şekilde son bulmuştur. İmparator Cephorus’un 3.Çağ 127’deki zaferi ile Berich Vlindrel kazanan tarafın önemli öncülerinden olmuştur. Göründüğü üzere resmiyetin biraz daha dışında Sör Amriel’in tüm çabalarına rağmen, tarikat sivil savaşın yakıcılığından kesinlikle kurtulamamıştır ve İmparatorluğun 3.Çağ 131’de çıkarttığı kararname ile Dokuzların Şövalyeleri resmi olarak son bulmuştur,.

Dokuzların Şövalyeleri bulunan muhtelif emanetlere ne oldu? Kılıç ve zırh Sör Berich ile beraber gitti, onları nereye koyduğu ise bir bilinmezlik. Eldivenler ise 3.Çağ 139 yılında Sör Casimir’in bir dilenciyi canice katledip orada bırakmasından beridir Chorrol’da Stendarr Şapelinin zemininde hareketsizliğini koruyan ünlü cisim olarak yatıyor. Zırhın göğüs bölümünün nerede olduğu ise tam bir gizem, 3.Çağ 150’de Şövalyelerin Manastırından geçen bir gezginin gözlemine göre hâlâ orada yalnız yaşayan Sir Amiel’in nihai kaderi ile beraber tarihteki yerini almıştır. Ve artık Dokuzların Şövalyeleri tarihin tozlu sayfalarından birinde sıkışıp kalmıştır.

Eğer yazım veya bilgi hatası bulduysanız ilgili yeri seçip Ctrl+Enter ile bize bildirebilirsiniz.