Büyüyen Tehdit – 4.Bölüm

Kitap Künyesi
Oyunlar : Skyrim
Çevirmen: Enes Yetiş
Orijinal İsim: Rising Threat, Vol. IV

Bu seri, Dördüncü Çağ’ın ilk yıllarında Yaztutan Adası’ndan Cyrodiil’e göç eden, Altmer mülteci Sunholdlu Lathenil’in hikayesini içerir. Lathenil’in söylemine göre, kendisi Yaztutan’daki Oblivion krizi nedeniyle değil – kendi deyimiyle “canım memleketim üzerine kara bulut gibi çöken Thalmor belası”ndan uzaklaşmak için göç etmiştir.

Lathenil her fırsatta Thalmor’a oldukça cüretkar suçlamalar yöneltti-kibarca söylemek gerekirse – ve böylece sürekli varlığını belli etti. Thalmor ve Aldmeri Hükümdarlığı hakkındaki hararetli ithamları ve dobra eleştirileri belki de fazla önemsenmedi, ancak tarih, kısmen de olsa, Lathenil’in iddialarının ne kadar yerinde olduğunu kanıtlamıştır.

Praxis Erratuim, İmparatorluk Tarihçisi

————————

Rüzgartepe ve Kara Bataklıkta bulunan İmparatorluk güçleri, Oblivion Krizi ve Vvardenfell’in yıkılışı nedeniyle ard arda gelen felaketler sonucu sersemlemiş bir haldeyken, Thalmor fırsattan istifade Argonyalıları kışkırtarak büyük bir ayaklanma başlattı. Bunun neticesinde, Kara Bataklık ve güney Rüzgartepe tamamen Argonyalılar tarafından işgal edildi, ancak neyse ki, sonraları Thalmor ırkı da bu sürüngen güruh üzerindeki tesirini kaybetti.

Thalmor, sürekli olarak yurdumun toprakları üzerindeki hakimiyetini takviye ederek güçlendiriyordu.

Yaklaşık on sene boyunca, yaptığım işler nihayet Ocato’nun dikkatini çekti ve bu sayede onunla görüşme imkanı elde ettim. Thalmor hakkında bildiklerimle herkesten daha fazla ilgileniyor gibiydi, belki de bu, onun da bir Altmer olmasından ve arz ettikleri tehlikenin farkında olmasından kaynaklanıyordur. Çok geçmeden Thalmor, Ocato’ya bir suikast düzenledi.

Hükümdar Ocato’nun ölümüyle, Stormcrown adı verilen İmparatorsuz dönem başladı. Kadim Konsey etkisini kaybedip dağıldı. Bu dağılma, yıllar süren amansız bir iç-çatışma, entrika ve kalleşlik ortamına zemin hazırladı. Birçoğu Yakut Taht üzerinde hak iddia etti. Kimi tahta meşru yollarla talip olmak istedi, kimi kaba kuvvet kullanarak. Şiddetli doğaüstü fırtınalar ve şimşekler bu kargaşa esnasında İmparatorluk Şehri’ni defalarca kamçıladı. Fırtınanın devamlı surette Ak Altın Kulesi’ne yönelmesi, bunun Dokuz İlah’ın bir gazabı olabileceği düşüncesini akıllara getiriyordu.

İmparator’un bu kargaşa içine gömülüp etkisiz kalması üzerine, Thalmor hamlesini yaptı ve meşru Altmer krallarını ve kraliçelerini tahtlarından indirdi. Haberler bize ulaştığında, şehirdeki korku ve tiksintiyi hala hatırlayabiliyorum – bu hastalıklı vaziyet memleketimin elini kolunu bağlamıştı. Aslında bir zamanlar oldukça gururlu ve görkemli olan hemşehrilerimin çoğu, inanılmaz bir şekilde bu deliliği hoş karşılıyorlardı!

Daha sonra Yaztutan Adası’ndaki katliamlardan ilki patlak verdi. Birçok kişiyi sırf “Aldmer kanından olmadıkları gerekçesiyle” hunharca katlettiler. Bu çirkin muhalefet hareketini meşru göstermek için çok mantıklı bir sebep gerçi – zaten Thalmor’un bu tarz fırsatları kaçırdığına hiç şahit olmadım.

Bol kanlı geçen yedi senenin sonunda, bir Kolovian savaş beyi, Titus Mede namına tahta el koydu ve Stormcrown İmparatorsuz Dönemi böylece sona erdi. Taht üzerinde iddia ettiği hak meşru muydu, değil miydi tartışılır. Ancak Titus Mede olmasaydı, bugün İmparatorluk diye bir şey de olmazdı. İmparator olarak Bütün Skyrim’in beğenisini kazanmış ve son derece dirayetli ve becerikli bir lider olduğunu kanıtlamıştır.

İmparatorluk, Titus Mede’in başarılı çalışmaları sonucu istikrar kazanmaya başladıktan sonra, ben de onları Thalmor tehdidine karşı uyarmaya kaldığım yerden devam ettim. Ama Thalmor yine benden bir adım öndeydi. Çabalarım tam meyve verecek derken, yine sahneye çıktılar ve bu defa Yeşilyurt’a bir darbe indirdiler. İmparatorluk, Thalmor’un bu manevrasına, bu savaş hilesine hazırlıklı değildi.

Altmer ve Bosmer güçlerinin toplamının, İmparatorluk’a karşı sayıca üstün geldiği söylentileri dolaşıyordu ama bu kuru gültüden başka bir şey değildi. Bu vahşi kampanya Thalmor lehine gelişti. Pusuda beklediler ve düşmanı gözetlediler, nereye saldıracaklarını kestirmeye çalıştılar. Thalmor küçük Altmer ve Bosmer gruplarının mağduriyetlerini ve öfkelerini, zekice, İmparatorluk karargahlarını bertaraf etmek için kullanıyordu.

İmparatorluk generallerinin kasıntılı duruşlarının aksine, Thalmor küçük gruplarla hareket ediyordu. Daha iyi casusları, etkili bir yer değiştirme yetenekleri vardı ve bunları nasıl kullanacaklarını çok iyi biliyorlardı. Thalmor’un arz ettiği tehlike de bundan kaynaklanıyordu! Zalim ve acımasızdı ama kesinlikle aptal değildi! Dolandırıcı, kurnaz ve aynı zamanda çok sabırlı bir yapıları vardı.

En ufak bir hamle ile Tamriel topraklarında stratejik noktaları ele geçirerek, İmparatorluk’un Yaztutan Adası’nı işgal edip, Thalmor zorbalığına son verme girişimini engelliyorlardı. Böyle yaparak, hem İmparatorluk’un attığı adımları yakından izlemek için avantaj elde etmiş oluyorlar, hem de Yeşilyurt’ta, Aldmeri Hükümdarlığı ve Bosmer ittifakını yeniden diriltiyorlardı!

Aradan onlarca yıl geçti, Thalmor giderek sessizleşti – ama bu, işin nihayeti demek değildi. Tam aksine her şey daha yeni başlıyordu. Sırf Altmer ırkının zihinleri ve kalpleri üzerindeki etkilerini güçlendirmek için canla başla çalıştılar. İmparatorluk, gururunun Thalmor’un eliyle kırıldığını unutmak istiyor olabilir, ancak onlar hala orada. Plan yapıyorlar. İzliyorlar. Pusuda bekliyorlar.

İmparatorluk, devasa topraklarının önemsiz noktalarını güvence altına almaktan memnuniyet duysa da, Thalmor tehdidi büyümeye devam ediyor. Müteveffa Hükümdar Ocato, benim ihtarlarımı gerekli mercilere iletme imkanı bulamadığı için, bu anlı şanlı İmparatorluk’un bütün vatandaşlarına sesleniyorum ve sözlerime kulak vermelerini istirham ediyorum! İş işten geçmeden önce, Thalmor’un mutlaka durdurulması gerekiyor.

Sunholdlu Lathenil’in, bu kitapları kendi parasıyla basıp, İmparatorluk’un dört bir yanına dağıtması için görevlendirilmesinden kısa bir süre sonra, kendisi de acı bir şekilde hayatını kaybetti. Ölümünü müteakip olaylara baktığımızda, Thalmor suikastçileri tarafından öldürüldüğü varsaymamız hiç de abartı sayılmaz.

— Praxis Erratuim, İmparatorluk Tarihçisi

Eğer yazım veya bilgi hatası bulduysanız ilgili yeri seçip Ctrl+Enter ile bize bildirebilirsiniz.