Büyüyen Tehdit – 3.Bölüm

Kitap Künyesi
Oyunlar : Skyrim
Çevirmen: Enes Yetiş
Orijinal İsim: Rising Threat, Vol. III

Bu seri, Dördüncü Çağ’ın ilk yıllarında Yaztutan Adası’ndan Cyrodiil’e göç eden, Altmer mülteci Sunholdlu Lathenil’in hikayesini içerir. Lathenil’in söylemine göre, kendisi Yaztutan’daki Oblivion krizi nedeniyle değil – kendi deyimiyle “canım memleketim üzerine kara bulut gibi çöken Thalmor belası”ndan uzaklaşmak için göç etmiştir.

Lathenil her fırsatta Thalmor’a oldukça cüretkar suçlamalar yöneltti-kibarca söylemek gerekirse – ve böylece sürekli varlığını belli etti. Thalmor ve Aldmeri Hükümdarlığı hakkındaki hararetli ithamları ve dobra eleştirileri belki de fazla önemsenmedi, ancak tarih, kısmen de olsa, Lathenil’in iddialarının ne kadar yerinde olduğunu kanıtlamıştır.

-Praxis Erratuim, İmparatorluk Tarihçisi

 

————————

 

Aynı veçhile ihtiyatlı bir şekilde, Thalmor rejimine ve yöntemlerine güvenmeyenleri etrafıma toplayarak bir komplo grubu meydana getirdim. Birkaç ay içinde, şecereme ait ne varsa, gizlice tasfiye ettim. Amacım, Rynandor’un izinden giderek, kaybolan şöhretini ve mertebesini ona yeniden kazandırmaktı. Daha sonra Thalmor’u kendi oyununda mağlup edip, Altmer’in cesaretini ve haysiyetini yeniden yüceltmeyi planlıyorduk! Grubun geri kalanı Yaztutan Adası’nda kalacak ve oradaki Thalmor’un güvenini kazandıktan sonra, gerektiğinde bana gizli mektuplar gönderecekti.

Haftalarca süren itinalı bir tahkikat ve abartılı rüşvetler neticesinde, Rynandor’un Anvil’e giden bir gemiye bindirildiğini öğrendim. Derhal Anvil’e doğru yola çıktım. Orada araştırmalarım neredeyse son buluyordu çünkü Rynandor Anvil Limanına hiç ulaşmamıştı. Bindiği gemide bulunan tayfa hakkında ufak bir soruşturma yapınca, Rynandor’un oyuna getirilip öldürüldüğü yönündeki şüphelerim doğrulanmış oldu. Hepsi de gizemli bir şekilde can vermişti.

Sonrası için planladığım birçok teşebbüsün ilki, kısa zaman sonra gerçekleşecekti. Fazla söze ne hacet, hayatta kaldım, ancak peşinden yürüyebileceğim bir önderim, bir liderim olmadan, Thalmor’un yoluna taş koyma planlarım da suya düşüyordu. Gizlenmeye başladım, Yaztutan Adası’ndaki Thalmor faaliyetleri hakkında haberler bekledim.

Geçen yıllar içinde, defalarca Thalmor’un yaptıkları hakkında İmparatorluk’a sayısız ihbar ve uyarılarda bulundum. İmparatorluk ise halen Oblivion krizinin yaralarını sarmakla meşgul olduğundan, Yaztutan’daki hadiselerle uğraşacak mecal bulamıyordu kendisinde. İmparator VII. Uriel Septim ve varislerinin öldürülmesi ve üstüne bir de Martin Septim’in (Yaztutan Adası’nın ve bütün Tamriel’in gerçek kurtarıcısının) kendini feda etmesi, İmparatorluk’un bölgedeki liderliğini iyiden iyiye zayıflatmıştı.

Yüksek Yargıç Ocato, yeni İmparator seçimi için tam teşekküllü bir Kadim Konsey topladı. İmparator olmadan, Cyrodiil’e kadar olan İmparatorluk’a bağlı bölgeler de dağılıp parçalanıyordu. Ocato, İmparatorluk hükümleri yeniden kurulana kadar, Kadim Konsey’in aldığı karar doğrultusunda, geçici Hükümdar olmayı gönülsüzce kabul etti, ancak isteksiz bir hükümdar, genelde iradesi zayıf bir liderdir.

Hükümdar Ocato, İmparatorluk’u parçalanma tehdidine ve kargaşalara karşı, takdire şayan bir şekilde müdafa etti. Kızıl Dağ’ın patlayarak, Vvardenfell’in büyük bölümünü kül ettiğinde bile, o ilerlemeye devam etti (gerçi bu afet de Thalmor şeytanlığı gibi duruyor ama bu işte onların parmağı olduğuna dair henüz somut bir kanıt bulabilmiş değilim). Rüzgartepe’den geriye kalanlar ise mutlak bir kaosun içine sürüklendi. Patlamanın şiddeti ta Kara Bataklık’a kadar etkisini göstermişti. Yollar harap olmuş ve oradaki İmparatorluk karargahları da kullanılamaz hale gelmişti.

Lakin kapıda bekleyen hadiselere kimse hazırlıklı değildi.

Eğer yazım veya bilgi hatası bulduysanız ilgili yeri seçip Ctrl+Enter ile bize bildirebilirsiniz.