Elder Scrolls Nedir?

Yazar: Marayn Dren

Evet sevgili okur, uzun bir süredir çalışmasını yaptığım ve kütüphanenin raflarını aşındırdığım çalışmamın sonuna geldim. Bu emeğin meyvesini alma vakti geldi, ama meyveden önce kalemi ele alıp bunları yazıya dökmeliyim.

Elder Scrolls nedir’den ziyade ne değildir ile söze başlamanın daha isabetli olacağına karar verdim. Bu parşömenler basit parşömenler değildir. Kendi iradeleri vardır, istedikleri zaman kaybolurlar istedikleri zaman görünürler. Dolayısıyla şu yeryüzü üzerinde kimse çıkıp da “Benim bir Kadim Parşömenim var!” diyemez. Dediği an şapa oturturlar adamı. Eh, şimdi konumuz bu değil. Bakalım, bu parşömenler neymiş.

Bu Kadim Parşömenler mazinin ve istikbâlin kaydını tutarlar. Peki ama nasıl? İşte onu kimse bilemiyor. Tanrının, tanrılığın hafızasındaki bilgilerin kayda geçirilmiş halidir bunlar. O yüzden herkes okuyamaz, okuyanlar da kör olur. Fakat okuyanların söylediklerine göre kör olan gözleri dünya üzerinde böyle bir güzellik görmemiş. Sanki Sovngarde’ı gördüm diyor bir Güve Rahibi. Maalesef bu moruk artık kör oldu.

Biraz daha derine inelim. Yaşadığımız bu evren ne ilkti, ne de son. Farklı farklı aşamalar yaşandı. Bunlara “kalpa” diyoruz. İçinde yaşadığımız evrenin rüyasını gören Tanrı bilinçsiz bir şekilde uyuyor. Fakat bilinçaltı uyanık. Bu bilinçaltı gördüğü rüyadaki bazı şeyleri hatırlıyor ve bunlar da işte bu Kadim Parşömenleri oluşturuyor. Hiçbir şey anlamadın değil mi? HAHAHA. Hiç şaşırmadım. Çünkü ilk zamanlar ben de anlam verememiştim.

Öyleyse konuyu biraz açalım. Sen, yani okuyucum, kendini bu evreni, varlığı ve yaşamı yaratan tanrı olarak düşün. “Sen” uyuyorsun, uykunda düşünemezsin, bilinçli hareket edemezsin değil mi? Aynı şekilde bu evrenin “Tanrısı” da bilinçsizce uyuyor. Fakat “sen” uykuda gördüğün rüyadaki duyguları hatırlarsın. Rüyada neler yaptığını hiç hatırlamasan bile korku veya heyecan duygularını hatırlarsın. İşte bu da bilinçaltı oluyor. Fakat bu “Tanrının” bilinçaltı bizimkinden biraz farklı işliyor. Şimdi “sen” uyuyorsun, rüya görüyorsun, rüyanda geziyorsun ve başka kişilerle görüşüyorsun. Rüya sona erdiğinde uyanıyorsun ve ertesi gün tekrar uykunda başka bir rüya görüyorsun. Bu sefer tamamen farklı bir ortamdasın. Dün gördüğün rüyada yolda yürüyorken bugünkü rüyanda çölde yalnızsın mesela. İşte bu her rüya da kalpa oluyor.

Kafası kıyak Nordların, Alduin’e neden Dünya Yiyen dediğini şimdi anladın mı? Alduin kalpa bitirip yeni kalpa başlatan bir maşa. Bu dünyayı yok ediyor, yani rüyayı bitiriyor. Ve başka bir dünya başlıyor. Başka kıtalar, başka kişiler, krallıklar ve dahası. Ve duyduğuma göre piyasada ben Ejderdoğan’ım diye dolaşan zât Alduin’i yok etmiş. Hayır, bu bir yok oluş değil. Bu sonun geciktirilmesi. Alduin yok olmadı, sadece zaman çizelgesinde ileriye gönderildi. Ve tekrar gelecek. Daha önce geldiği gibi. Alduin bundan önceki ziyaretinde üç Nord tarafından Kadim Parşömenler kullanılarak geleceğe gönderilmişti. Yani bu zamana gönderildiler. Bugün de Ejderdoğan aynı şeyi yaptı. Onu geleceğe gönderdi ve gelecekte bir gün tekrar ortaya çıkacak.

Şimdi sen, okuyucum, soruyorsun ki bu Alduin yok edilemez mi? Ve ben de sualine cevap veriyorum, ilkler asla yok edilemez! Alduin ejderhaların anası ve babasıdır. Dolayısıyla hayır, Alduin kılıçla öldürülse dahi bedeni ölür, ruhu başka bir vücut bulup tekrar gelir.

Kadim Parşömenlere tekrardan bir dönelim. Yukarıda bahsettiğim tanrının rüyası ve Kadim Parşömenlerin bu rüyanın kayıtları olduğu konusunda, tanrının ‘kim’ olduğunu hiç sorguladın mı? Ben sorguladım. Ve cevabı buldum: Magnus!

Bu evrenin planını çizen kişiydi Magnus. Fakat Lorkhan’ın düzenbazlığını gördüğünde bundan tiksinmiş, ve kainatı terkedip Aetherius’a dönmüş. Ama bu da başka bir günün yazısı olsun. Şimdilik öğrendiklerini sindirmen daha kârlı.

Eğer yazım veya bilgi hatası bulduysanız ilgili yeri seçip Ctrl+Enter ile bize bildirebilirsiniz.