Breton

Bretonlar Elf Çağı’nın Aldmeri-Nedik yarı elflerinin soyundan gelmektedirler ve [abbr title=”High Rock”]Ulu Kaya[/abbr] vilayetinin yerel halkını oluştururlar. Siyasi olarak ayrılmış olsalar da aynı kültür ve dili paylaşmaktadırlar. Bretonlar sürekli mücadele eden feodal krallıklarda köylü, asker ve seçkin büyücü tabakalarını oluşturur. Birçoğu büyü direnci konusunda doğuştan yetenekli büyücülerdir. Soyut düşünceleri ve kendilerine özgü alışkanlıklarıyla bilinirler. Bretonlar genel olarak açık tenli insanlara benzer. Hafif yapılıdırlar ve Kuzeyliler ve Kızılmuhafızlar kadar kaslı değildirler. Birçok Breton Kuzeyli ve İmperyallere daha çok benzese de, elflerle uzaktan akrabalıkları kaş, kulak ve yüksek elmacık kemiklerine yakından bakıldığında anlaşılabilir. Politik olarak ayrılmış bir toplumda yaşadıklarından görünüşlerinde de büyük farklılıklar vardır, her ne kadar giysi, aksan, gelenek ve isimleri benzer olsa da.

Tarih

Ulu Kaya’daki ilk insan yerleşimi en azından kayıtlı tarihten bin yıl öncesine uzanır. İlk Çağ’dan (First Era) önce ya da bu çağın başlangıcından hemen sonra Aldmerler Yaztutan Adası’ndan buraya geldiler ve Nedeler Aldmerlerle melezleşerek sonradan Breton ırkını oluşturdular. Bazı dönemler aralarında çatışmalar olsa da uzun zaman dilimlerinde çok ırklı bir toplum halinde beraber yaşadılar. Aldmerler Tamriel’in kontrolünü ellerinde tutarken, Bretonlar elf akrabalarını destekleyen düşük sınıf vatandaşlardı. Özellikle, bu bağımlılık ve genel düzen Gözyaşı Gecesi sırasında bağışlanmalarını sağlamıştır. Skyrim’in fatihleri 1Ç 246 yılı civarında Ulu Kaya’nın çoğunu Kuzeyli kontrolü altına aldılar, her ne kadar Skyrim’deki [abbr title=”War of Succession”]Veraset Savaşı[/abbr]’nın bir sonucu olarak 1Ç 369 tarihi gibi bu toprakları kaybetseler de. Muhtemelen birkaç yüzyıl daha bulunamayacak olan Wayrest’i görünüşe göre asla yönetmediler. Aynı zamanlarda Alessian Düzeni, Direnni’ye karşı kendi mücadelesini veriyordu, yerel isyanlara karşı onları yeterince zayıflatarak. 1Ç 500 tarihinden itibaren Ulu Kaya’nın çoğu elf hakimiyetinden kurtuldu. Ama İlk Çağ’ın çoğunda bir vilayet olarak kalmaya devam ettiler. Bretonların diğer tarihsel düşmanlarını, ek olarak, Orklar ve Ulu Kaya’da bulunan çeşitli doğaüstü yaratıklar oluşturuyordu.
Zaman geçtikçe ortaya çıkan Bretonlar Ulu Kaya’da arta kalan Kuzeyli ve İmperyal nüfusunu da yuttu, İlk Çağ’ın sonunda buralar tamamen Breton toprağıydı. Sonradan Tiber Septim’in İmparatorluğu Interregnum sırasında ortaya çıkan ve zaten didişmekte olan krallıkları kolaylıkla fethedecekti, ama aksayan ticaret ve zenginlik yüzünden ortaya çıkan bu tutucu çatışmaları engellemeyi tamamen imkansız buldular. Üçüncü Çağ’dan beri çoğu imparator Breton ırkından gelmiştir, ya da gençliklerini Ulu Kaya’da geçirmişlerdir, Bretonlar genelde İmperyal kanunlarının destekçisi olmuşlardır, fakat İmparatorluk’un onları kanlı çatışmalardan korumadaki başarısızlıklarını da eleştirmekten geri durmamışlardır. Barış Mucizesi’ne (Miracle of Piece) kadar da bu problemin üstesinden pek gelinebildiği söylenemez, bu dönemde güney Ulu Kaya’da ki aşağı yukarı iki düzine beylik arazi (ki bu bölge nüfusun çoğunu barındırmaktadır) üç krallığa ayrıldı: Daggerfall, Wayrest ve Orsinium.

Mimari

Dünyada Breton köylerini tanımlayabilecek belki de en iyi kelime “enteresan”dır. Ulu Kaya nüfusunun büyük bir kısmı küçük kulübelerde yaşamını sürdürür, yalnızca zengin tabaka ve onların hizmetkarları büyük kalelerde yaşar. Çoğu köyün etrafı yüksek duvarlarla çevrilidir ve bölgeyi işaretleyen birer hisarları bulunur, her ne kadar Tiber Septim’in bölgeyi askeri yönetimden arındırmak ve bu tür sınırlamaları yıkmak konusundaki çabaları olsa da.

Toplum

Bretonların fazlasıyla toprağa bağlı ve hiyerarşik toplum yapısı feodaldir. Çoğu Breton şehri, genişleyen ticaret merkezleridir ve halkın çoğu ya orta-sınıf köylü ya da fakir dilenciler olarak gruplanır. Iliak Koyu bölgesinin çeşitli hükümdar ve otoriteleri arasındaki güce ulaşmak için gösterilen aldatmacalar Breton kültüründe köklenmiş ve hatta desteklenmektedir. Zenginliğe ulaşmanın birçok yolu bulunsa da, çeşitli yöneticilere yaltaklanarak hizmet etmek en iyi yol olarak kabul edilmektedir ve bu yol genç Bretonlar arasında adeta bir “görev takıntısı” yaratmaktadır. Büyük bir servet ve şöhrete kavuşma hırsı Bretonların kuzey Tamriel’in her yerine yayılmalarına neden olmuştur, hatta Thirsk gibi Solstheim adasındaki ucra yerlere bile. Thirsk’te maceracı bir Breton bir keresinde klan şefi unvanını bile kazanmıştır. Çoğu büyü yeteneklerini başarıya ulaşmak için kullanır. Genellikle arkadaş canlısı ve esprili insanlar olarak tanınırlar, her ne kadar Breton ve Kızılmuhafızlar arasında Betony Savaşı’ndan beri birazcık soğukluk olsa da.
Bretonların entelektüel ilgi alanlarından hoşlandığı söylenir; nerede mantıkla alakalı veya karmaşık bir şey varsa Bretonların olayla bir alakası vardır. Bilgi açlıkları ve ticaretle olan alakaları onları birçok farklı mesleğe yöneltmiştir: alım satım işleri, askerlik, denizcilik, dokumacılık, imalat, yazarlık, ilahiyat, felsefe, bankacılık, sanatın bütün türleri ve diğer bilimsel uğraşılar… Ayrıca casusluğun onlara en çok yakışan mesleklerden biri olduğu bilinir. Breton ikili ajanlar, suikastçiler ve casuslar tarih boyunca birçok savaşın akışını değiştirmiştir.
Bretonlar aşırı büyük bir din kontrolü altında değildirler, ama çoğu elf yönetimi altındayken Aldmeri tanrılarını kabul etmişlerdir, sonradan da Sekiz ve Dokuz Tanrı inançlarına geçiş yapmışlardır. Geleneksel olarak Bretonların en çok taptıkları ruhlar Akatosh, Y’ffre, Dibella, Arkay, Zenithar, Mara, Stendarr, Kynareth, Julianos ve Phynaster’dır. Ayrıca Sheor’u (kötü adam) da kabul ederler. Sheor, Shor’un şeytanlaştırılmış halidir ve bu inanç Kuzeylilerle çatışmaları sırasında elfler tarafından başlatılmıştır.

Eğer yazım veya bilgi hatası bulduysanız ilgili yeri seçip Ctrl+Enter ile bize bildirebilirsiniz.